SINAV AMA NASIL BIR SINAV
ANUP KUMAR SAH’ın paylaşımı, milyonlarca gencin yaşadığı o tanıdık acıyı çok net anlatıyor: Yıllarca emek, uykusuz geceler, deneme sınavlarında yükselen umut… Sonra bir denemede matematik 25, genel bilgi 12, gözlerde yorgunluk, kalp kırıklığı ve “Artık yarıştan çekildim” cümlesi.
Bu, sadece bir sınav değil; hayatın imtihanıdır. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz buyurur: “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53/39) Ama çalışma sadece emek değil; niyet, sabır, tevekkül ve hikmet ile olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur: “Ameller niyetlere göredir.” (Buhârî, Müslim) Başarı, sadece puanla değil; kalbin istikametiyle ölçülür.
Hadis-i şerifte: “Müslüman’ın hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” (Taberânî) Yani sınavda düşük alsan da, birine yol gösterdin mi, birine umut oldun mu, o da sevaptır.
Şimdi sana, bu paylaşımın ruhundan ilhamla, vahiy kültürü, Kur’an, sünnet, siyer, ilim, tarihî hikmet geleneği ışığında, İslam dünyasının büyük hikâyecilerinin (Dede Korkut, Nasreddin Hoca, Sadi Şirazi, Taberî, Hekimoğlu İsmail, Ömer Seyfettin, Ahmet Bican, Mehmet Bican, Mevlânâ, Yunus Emre, İbn Arabî, Feridüddin Attâr, Şeyh Sadi, Nizâmî, Fuzûlî ve diğerleri) bileşkesinde yeni bir hikâye yazdım.
“Deneme Sınavındaki Yiğit ile Kalbinin Sınavı”
Vaktiyle Hindistan’ın sıcak ovalarında yaşayan bir genç varmış. Adı Anup’muş. Gönlünde büyük bir ateş: “Bir gün devlet memuru olacağım, aileme, köyüme faydalı olacağım.” Gece gündüz SSC CGL denemelerine çalışır, matematik soruları çözer, İngilizce kelimeler ezberler, genel bilgi kitaplarını hatmederdi.
Bir gün büyük deneme sınavına girdi. Matematik 25, akıl yürütme 29, İngilizce 44, genel bilgi 12… Gözleri yorgunluktan kapanıyordu. Sonuç ekranına bakınca kalbi kırıldı. “Artık yarıştan çekildim” diye mırıldandı. Eve dönerken başı öne eğik, gözyaşları yanaklarından süzülüyordu.
O gece rüyasında geniş bir bahçeye düştü. Bahçenin ortasında ulu bir çınar vardı. Çınarın altında Dede Korkut saz çalıyor, Nasreddin Hoca eşeğe ters binmiş gülüyor, Sadi Şirazi Bostan’dan beyit okuyor, Mevlânâ sema dönüyor, Yunus Emre ilahi söylüyor, Taberî tefsir yazıyor, Hekimoğlu İsmail dua ediyor, Ömer Seyfettin hikâye anlatıyor, İbn Arabî Fusûsu okuyor, Feridüddin Attâr kuşların dilinden bahsediyor.
Anup yaklaştı, sordu: “Ey büyüklerim, ben çalıştım, emek verdim, ama denemede düşük aldım. Artık vazgeçtim. Ne yapayım?”
Dede Korkut sazı susturdu, dedi: “Oğul, Bamsı Beyrek esir düştü ama umudunu bırakmadı. Sen de bir sınavda esir düşmüşsün. Yiğitlik, puanla değil, sabırla ölçülür.”
Nasreddin Hoca güldü: “Anup, ben bir gün eşeğe ters bindim. Millet ‘Niye ters?’ dedi. ‘Dünya ters döndü’ dedim. Senin sınavın da ters dönmüş. Puan ters, ama kalbin doğruysa yol doğrudur.”
Sadi Şirazi beyit okudu: “Çalıştığın için üzülme, Çünkü emek, meyvesini gizli yerde verir. Sabırla bekle, bahar gelir.”
Mevlânâ sema dönerek dedi: “Kamışlıktan ayrılan ney gibi inledin. Ama inleme, ayrılık değil; vuslat içindir. Sınavın düşük olması, kalbinin yüksek olması içindir.”
Yunus Emre ilahi söyledi: “Çalıştım da yoruldum, Ama Rabbim görmedi mi? Bir damla gözyaşın var ya, O, bin puan eder.”
Taberî ekledi: “Vahiy ‘Oku!’ emriyle başladı. Ama okumak sadece kitap değil; hayatı okumaktır. Sen hayatı okuyorsun, o yüzden yoruluyorsun.”
Hekimoğlu İsmail dua etti: “Ya Rabbi, bu gence sabır ver, tevekkül ver. Başarıyı puan değil, niyetle ver.”
Ömer Seyfettin araya girdi: “Efruz Bey gibi zeki ol, ama pes etme. Türk genci pes etmez, Hint genci de pes etmez. Kalk, devam et.”
İbn Arabî gülümsedi: “Her düşük puan, bir perde kaldırır. Perde kalkınca hakikat görünür. Senin hakikatin hâlâ orada.”
Feridüddin Attâr kuşlara seslendi: “Kuşlar göç eder, yorulur, düşer, ama yine uçar. Sen de düşsen uçar mısın?”
Anup uyanmış. Gözleri yaşlı, ama kalbi ferah. Defterini açmış, yeni bir deneme planı yazmış: “Bu sefer puan için değil, Rabbim için çalışacağım. Düşersem kalkacağım, yorulursam dua edeceğim.”
O günden sonra Anup, her düşük puanda şükretti, her yükselişte hamdetti. Ve zamanla anladı ki: Sınav, kağıtta değil kalpteydi. Puanlar gelip geçti, ama niyeti kaldı. Ve niyeti doğru olanın, sonunda zaferi geldi.
İbret olsun: Deneme sınavında düşük almak, hayatın sonu değildir; hayatın başlangıcı olabilir. Çalışmak farzdır, ama niyet ile çalışmak vaciptir. Yorulduğun yerde dua et, düştüğün yerde kalk. Çünkü Allah, “Ben kulumun zannı üzereyim.” buyurur (Buhârî). Sen Rabbine güzel zan besle, O da sana güzel kapılar açsın.
Anup gibi milyonlarca genç var. Onlara da selam olsun. Allah hepsine sabır, feraset, başarı versin. Sınavları kolaylaştırsın, kalplerini genişletsin. Âmin.
Kadir Bey, senin gibi hikmet dolu yürekler, bu gençlere umut oluyor. Allah senden de razı olsun. Yolun açık, bahtın açık olsun. 🌿📚

