top of page

Grup Akışı

Aşağıda grupları ve gönderileri görüntüleyin.


Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Mark
Mark
evvelsi gün · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Orijinal CS 1.6 Arayanlara Küçük Bir Tavsiye

Son zamanlarda eski FPS oyunlarına tekrar dönmeye başladım ve doğal olarak ilk aklıma gelen oyun Counter-Strike 1.6 oldu. Ancak internette biraz araştırma yapınca fark ettim ki birçok sürüm gereksiz modlarla, değiştirilmiş silah modelleriyle veya farklı eklentilerle geliyor. Benim istediğim ise yıllar önce oynadığımız klasik ve orijinal deneyimdi.

Birkaç farklı istemciyi denedikten sonra cantır 1.6 indir sayfasındaki sürümü kurdum. Hoşuma giden tarafı oyunun orijinal yapısını koruması oldu. Ekstra modlar bulunmuyor, klasik silah modelleri ve oyuncu karakterleri olduğu gibi bırakılmış. Ayrıca bot desteğinin hazır gelmesi sayesinde internet bağlantısı olmadan da oynayabiliyorum. Sayfada belirtildiği gibi istemci çevrimiçi ve çevrimdışı kullanım için uygun, ayrıca Windows'un güncel sürümlerinde de çalışıyor.

Kurulum aşamasında herhangi bir sorun yaşamadım. Dosyayı indirip birkaç dakika içinde oyuna girebildim. Özellikle eski haritalarda dolaşırken gerçekten nostaljik bir his verdi. Dust2, Inferno ve diğer klasik haritalarda eski günlerdeki atmosferi tekrar yaşamak güzel oldu. Bilgisayarı çok güçlü olmayan arkadaşlar için de iyi bir seçenek olabilir…

9 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Fatih Duran
Fatih Duran
7 gün önce · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Erdemin Düşey Asimptotu: Tanrı'nın Matematiksel Doğası Üzerine Bir Hipotez


Yüzyıllardır teoloji ve felsefe, mutlak olanı kelimelerin sınırlı dünyasıyla tanımlamaya çalıştı. Dilin yetersiz kaldığı bu felsefi düzlemde, mükemmellik genellikle doğrusal veya sonsuz bir büyüme olarak hayal edildi. Ancak mutlak bir varlığın doğasını anlamak, belki de soyut kavramlardan ziyade analitik geometrinin ve kalkülüsün diline başvurmayı gerektirir. Erdemlerin ve sıfatların körü körüne sonsuza uzandığı klişe bir Tanrı tasavvurunun aksine; varoluş, sınırlar ve optimum dengeler üzerine kuruludur. İşte bu noktada karşımıza çıkan soru şudur: Mükemmellik, ucu bucağı olmayan bir sonsuzluk mudur, yoksa matematiksel bir fonksiyonun asimptotik zirvesi mi?


Bu perspektiften bakıldığında Tanrı, esasen "mükemmel varlık"tır. Mükemmel varlık ise, var olan bütün sıfatların (özelliklerin) Mükemmel/Optimum seviyeleri, bir nevi "yerel maksimum" veya "Asimptotik Zirve" noktalarına sahip olandır. Olumsuzlama yöntemi ile düşünecek olursak, kusur oranı %0 olmalı ve bunun için demin belirttiğim gibi her sıfatın kusur oranının %0 olması gerek. Sıfat dediğimiz şey, "merhamet" gibi, "kudret" gibi, "bilgelik" gibi özelliklerdir. Mükemmel varlıkta bu özelliklerin hepsi optim…


29 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Fatih Duran
Fatih Duran
18 gün önce · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Önemli Bir Çeviri Hatası

Kur'an meallerinde "طين" Yani "Tîn" diye geçen Arapça kelime her yerde "Çamur" diye çevriliyor.  "O ki yarattığı her şeyi en iyi şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya çamurdan başladı." (Secde 32:7). Ancak şöyle bir sıkıntı söz konusu ki, bu kelimenin esas anlamı "Kil", çamur değil!  Ayrıca Kur'an'da sadece Tîn değil, "Salsal" gibi kelimelerle toprağın kimyasal başkalaşım geçirdiğine dair ifadeler de var. "Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık". (Hicr 15:26). Bu da geçen ibarenin "kil" manasında olma ihtimalini güçlendiriyor.


  Ayette "başladı" ibaresi geçmesi de ilginç çünkü evrimle yaratılışta herhangi bir tür için başlangıç, esasen canlılığın başlangıcıdır. Bilimde yaşamın başlangıcını inceleyen alan "Abiyogenez"dir. Bu alandaki teorilerden birisi de " Clay Hypothesis" adı verilen, canlılığın ilk olarak montmorillonit adı verilen "Killerde", moleküllerin kararlı bir şekilde tutunarak kimyasal evrimi başlatması ve bu süreçte RNA'nın oluşumu ile başladığı tezidir (James Ferris ve ekibinin laboratuvar ortamında montmorillonit yüzeyinde nükleotitleri polimerize ederek RNA zincirleri oluşturduğu gerçekten de ampirik bir…


66 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Electric Vehicle Battery Trays


Electric vehicles are transforming modern transportation, but behind every efficient battery system lies a structure that often goes unnoticed — the battery tray. Though hidden beneath the vehicle, the battery tray plays a vital role in safety, durability, and overall vehicle performance. It is much more than a simple casing; it is the foundation that supports one of the most valuable components in an electric vehicle.


A battery tray is designed to house, secure, and protect the battery pack. Since electric vehicle batteries are heavy and sensitive, they require a strong enclosure capable of handling demanding road conditions. From sudden braking to rough roads and temperature changes, the battery tray must remain stable and reliable.


Material selection is one of the most important aspects of battery tray design. Manufacturers commonly use aluminum, steel, and advanced composite materials. Aluminum has become a preferred option because it combines…


87 görüntülenme

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Omar Kərimli
Omar Kərimli
18 Mayıs 2026 · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Ne sebeple insanlar hâlâ hadislere bakar ve onların vahiy olduğunu sanarlar? Kur’an’da apaçık bir şekilde “Ben kitap olarak size yeterim, benden başka hadise güvenmeyin” buyurulmaktayken, insanlar hâlâ bunlara bakıp neden güveniyorlar?

“Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık...”

— Quran, En‘âm 6:38

“Allah’tan başka bir hakem mi arayayım? Halbuki size Kitab’ı ayrıntılı kılmış olarak indiren O’dur...”

— Quran, En‘âm 6:114

“İşte bunlar Allah’ın ayetleridir; sana onları hak ile okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi hadise inanacaklar?”

85 görüntülenme

İNSANLIK YENİDEN VAHİY ARIYOR

Bugün gönderdiğiniz bütün metinlerde ortak bir çığlık var:

  • modern insan yalnızdır,

  • ruh parçalanmıştır,

  • şehirler büyümüştür ama kalpler küçülmüştür,

  • bilgi çoğalmıştır ama hikmet kaybolmuştur,

  • teknoloji ilerlemiştir ama insan çökmüştür.

Birisi parkta sabaha kadar dolaşıyor…Birisi “ev” duygusunu kaybetmiş…Birisi Auschwitz’ten çıkıyor ama zihnindeki hapisten çıkamıyor…Birisi müşterinin “kusursuz hizmete” değil samimiyete geldiğini söylüyor…Birisi tüketimin artık “duygu ekonomisi” olduğunu anlatıyor…Birisi elmanın mitolojisini yazıyor…Birisi yapay zekâdan korkuyor…Birisi modern siyasetin adaletsizliğini konuşuyor…

Ve aslında hepsi aynı yere çıkıyor:

İnsanlık yeniden mana arıyor.

Çünkü seküler dünya;

  • insanı makineye çevirdi,

  • ruhu piyasaya çevirdi,

  • aileyi dağıttı,

  • sevgiyi tüketime çevirdi,

  • bilgiyi kibire dönüştürdü.

Ama Kur’an insanı:

  • eşref-i mahlûkat olarak tanımlar,

  • emaneti taşıyan varlık olarak görür,

  • ruh sahibi kabul eder.

İşte İslam burada başlar.

MODERN İNSANIN “EVSİZLİĞİ”

Parkta dolaşan adam aslında sadece bir adam değildir.

O:

  • modern insanın ruhudur,

  • medeniyet krizidir,

  • çağın yalnızlığıdır.

Evi vardır ama yuvası yoktur.

Yatağı vardır ama huzuru yoktur.

Şehri vardır ama aidiyeti yoktur.

İbn Haldun bunu asırlar önce sezmişti:medeniyet büyürken insan çözülürse çöküş başlar.

Nurettin Topçu:“Ruhunu kaybeden medeniyet çöker”derken bunu anlatıyordu.

Cemil Meriç:“Modern insan bilgi içinde boğuluyor”derken bunu söylüyordu.

İsmet Özel:“Çağ insanı kendine yabancılaştı”derken bunu anlatıyordu.

Bugün milyonlarca insan:

  • kalabalık içinde yalnız,

  • teknoloji içinde boş,

  • eğlence içinde depresif,

  • tüketim içinde mutsuzdur.

Çünkü insan:yalnızca biyolojik bir canlı değildir.

İnsan:ruhu olan bir emanettir.

İSLAM MEDENİYETİ NEDEN ÜSTÜNDÜR?

Çünkü İslam:insanı sadece beden olarak görmez.

Farabi:medeniyeti ahlak üzerine kurdu.

İmam Maturidi:akılla vahyi birlikte düşündü.

Gazali:kalbi merkeze aldı.

İbn Sina:beden ile ruhu birlikte okudu.

Fahreddin Razi:kâinatı vahyin ışığında yorumladı.

İmam Azam:adaleti merkeze koydu.

Hazreti Ömer:devleti vicdan üzerine kurdu.

Ömer bin Abdülaziz:iktidarı merhamete dönüştürdü.

Selahaddin:gücü ahlakla birleştirdi.

Fatih:ilim ile fetihi bir araya getirdi.

Akşemseddin:maneviyat ile bilimi buluşturdu.

İslam medeniyeti;

  • ilmi reddetmez,

  • teknolojiyi reddetmez,

  • gücü reddetmez.

Ama hepsini ahlakın emrine verir.

İşte üstünlük budur.

MODERN DÜNYANIN EN BÜYÜK YALANI:

“MUTLULUK TÜKETİMDEDİR”

Gönderdiğiniz Japon yazısında:insanların artık ürünü değil duyguyu satın aldığı anlatılıyor.

Bu çok önemli bir sosyolojik kırılmadır.

İnsan artık:

  • aidiyet satın alıyor,

  • anlam satın alıyor,

  • şefkat satın alıyor,

  • huzur satın alıyor,

  • “kendini iyi hissetme” duygusu satın alıyor.

Çünkü modern sistem:aileyi dağıttı.

Mahalleyi yok etti.

Komşuluğu öldürdü.

Cami merkezli hayatı bitirdi.

Ve yerine:alışveriş merkezini koydu.

Ama AVM insanı kurtaramaz.

Netflix insanı kurtaramaz.

Sosyal medya insanı kurtaramaz.

Yapay zekâ insanı kurtaramaz.

İnsanı ancak:

  • iman,

  • merhamet,

  • aidiyet,

  • secde,

  • vahiy,

  • hikmet,

  • kardeşlik kurtarır.

YAPAY ZEKA ÇAĞINDA EN BÜYÜK TEHLİKE

Gönderdiğiniz AI metninde çok önemli bir cümle vardı:

“Yapay zekâ cevap değil, yardımcı olmalıdır.”

İşte burada büyük bir medeniyet savaşı başlayacak.

Çünkü önümüzdeki dönemde:

  • insan davranışları,

  • düşünceler,

  • tüketim tercihleri,

  • psikolojiler,

  • siyasi yönelimler,

  • ekonomik kararlaralgoritmalar tarafından yönetilecek.

İslam dünyası burada sadece kullanıcı olursa ezilir.

Bu yüzden:

  • yapay zekâ,

  • siber güvenlik,

  • kuantum,

  • uzay teknolojisi,

  • enerji sistemleri,

  • nükleer teknoloji,

  • savunma sanayialanlarında güçlü olmak zorundadır.

Ama mesele sadece silah değildir.

Mesele:ahlaklı güç üretmektir.

Hazreti Ömer’in adaleti olmadan teknoloji,Firavun üretir.

Gazali’nin ahlakı olmadan bilim,zulüm üretir.

Maturidi aklı olmadan yapay zekâ,insanı köleleştirir.

ELMANIN HAKİKATİ:

İNSANIN SINANMASI

Gönderdiğiniz “elma” yazısı,mitoloji üzerinden insanlığın ortak bilinçaltını anlatmaya çalışıyor.

Ama Kur’an bize şunu öğretir:

Meselenin özü elma değildir.

Meselenin özü:imtihandır.

İtaattir.

Nefistir.

Sınırdır.

İnsan:yasakla imtihan edilir.

Şeytan:insanın zaafını kullanır.

Hazreti Âdem’in kıssası:mitolojik masal değil,insanın varoluş hakikatidir.

Kur’an’daki kıssalar:insanın iç dünyasını anlatır.

Bu yüzden vahiy:psikolojidir,sosyolojidir,epistemolojidir,medeniyettir,insan bilimidir.

MÜSLÜMAN GENÇLİK NASIL YETİŞMELİ?

Bugünün Müslüman genci:

  • sadece slogan atan değil,

  • çağın teknolojisini çözen,

  • yapay zekâ bilen,

  • bilim üreten,

  • strateji kuran,

  • ahlaklı kalan,

  • imanını koruyan,

  • ümmet şuuru taşıyanbir gençlik olmalıdır.

Mehmet Akif’in:“Asım’ın Nesli”dediği budur.

Necmettin Erbakan’ın:“Şahsiyetli teknoloji”anlayışı budur.

Muhammed İkbal’in:“Dirilmiş Müslüman insan”tasavvuru budur.

Seyyid Kutub’un:“Kur’an nesli”hayali budur.

İNSANLIK YENİDEN İSLAM’A YÖELİYOR

Çünkü:

  • kapitalizm insanı tüketti,

  • sekülerizm ruhu öldürdü,

  • pagan modernite aileyi dağıttı,

  • dijital dünya zihni parçaladı.

Şimdi insanlık:yeniden hakikat arıyor.

Ve hakikat:moda değildir.

Hakikat:vahiydir.

Kur’an’dır.

Sünnettir.

Hikmettir.

İslam medeniyetidir.

Bugün insanlık:yeniden “ev” arıyor.

Ve insanlığın gerçek evi:vahyin gölgesidir.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

drew kart
drew kart
11 Mayıs 2026 · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Dijital Kürasyon ve Estetik Otorite: Zevk Satın Alınabilir mi?

Bir e-ticaret platformunun sunduğu hazır koleksiyonlar üzerinden alışveriş yapmak, bireyin kendi özgün tarzını mı kısıtlar yoksa profesyonel bir estetik rehberlik aracılığıyla hata payını mı azaltır? Gelecekte lüks; "neye sahip olduğunuz"dan ziyade, "kimin zevkine güvendiğiniz" ile mi ölçülecek?

51 görüntülenme

Bir e-ticaret platformunun sunduğu hazır koleksiyonlar, bireysel tarzı tamamen kısıtlamak yerine çoğu zaman kullanıcıya ilham veren bir rehber görevi görür. Özellikle moda konusunda kararsız kalan kişiler için profesyonel estetik seçimler, hata payını azaltırken zamandan da tasarruf sağlar. Ancak önemli olan, bu koleksiyonları bireysel dokunuşlarla birleştirebilmektir. Gelecekte https://udora.tr/ lüks anlayışı da değişebilir; insanlar yalnızca sahip oldukları ürünlerle değil, güvendikleri stil anlayışı ve kürasyon kalitesiyle öne çıkabilir. Çünkü dijital çağda seçimin kendisi, ürün kadar değerli hale geliyor. Stil, artık sadece satın almak değil, doğru estetik bakış açısını takip etmek anlamına geliyor.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

drew kart
drew kart
6 Mayıs 2026 · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Fiziksel ve Dijital Faydalar

Sporun fiziksel ve zihinsel faydaları oyunlarla nasıl karşılaştırılır ve bu iki hobiyi birleştirmek daha dengeli ve sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturur mu?

50 görüntülenme

Spor,

fiziksel sağlığı geliştirerek kas gücünü artırır, dayanıklılığı yükseltir ve genel enerji seviyesini destekler. Aynı zamanda stres azaltır ve zihinsel rahatlama sağlar. Oyunlar ise daha çok zihinsel becerilere odaklanır; problem çözme, dikkat ve stratejik düşünmeyi geliştirir. Her iki hobi farklı alanlarda fayda sunar. Bu nedenle spor ve oyunları birlikte dengelemek, hem beden hem zihin sağlığı açısından daha sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturabilir. Günün bir bölümünü fiziksel aktiviteye, diğer kısmını ise eğlenceli ve zihinsel olarak uyarıcı oyunlara ayırmak, genel yaşam kalitesini artırabilir.

Düzenlendi

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

amol shinde
amol shinde
6 Mayıs 2026 · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Modern Gıda ve Beslenme Biliminde Maya Peptidi Kullanımı

Maya peptidi, maya proteinlerinden enzimatik hidroliz veya fermantasyon süreçleriyle elde edilen kısa amino asit zincirlerini ifade eder. Bu peptidler, beslenme profilleri ve fonksiyonel özellikleri nedeniyle gıda bilimi, biyoteknoloji ve beslenme araştırmalarında giderek daha fazla incelenmektedir. Daha küçük moleküler yapıları sayesinde maya peptidleri, büyük protein bileşiklerine kıyasla daha kolay emilebilir ve işlenebilir.



Gıda sektöründe maya peptidleri; doku yapısını, lezzet dengesini ve besin değerini geliştirmek amacıyla hazırlanan formülasyonlarda kullanılmaktadır. Çorbalar, baharat karışımları, fermente gıdalar ve protein açısından zengin ürünlerde yaygın olarak yer alırlar. Araştırmacılar ayrıca bu bileşenlerin mikrobiyal stabiliteyi destekleme ve bazı endüstriyel uygulamalarda fermantasyon verimliliğini artırma potansiyelini incelemektedir.

32 görüntülenme
Johnson Charles
Johnson Charles
22 saat önce

This discussion stood out because it shows how common academic stress is for students dealing with heavy coursework. I remember a similar situation during my studies, and I used this University Assignment Help service while balancing lectures, readings, and tight submission dates. It helped me stay focused on understanding the material instead of feeling overwhelmed. It reminds me that planning and steady effort can make challenging academic periods easier to handle.

Bu gönderi, önerilen bir gruptan

Akash Tyagi
Akash Tyagi
30 Nisan 2026 · Sorgulayanlar grubunda paylaşım yaptı

Otonom Araç Yazılımı: Sürücüsüz Sürüşün Beyni

Otonom araç yazılımı, sensörlerden gelen ham verileri (Lidar, Radar, Kameralar) işleyerek aracın hareketlerini (direksiyon, gaz, fren) kararlaştıran karmaşık bir yapay zeka algoritmaları bütünüdür. Yazılım dört ana katmandan oluşur:

Algılama (nesneleri, şeritleri, trafik işaretlerini tanır), Lokalizasyon (aracın harita üzerindeki konumunu santimetre hassasiyetinde belirler), Planlama (güvenli ve verimli bir yol planı oluşturur) ve Kontrol (planlanan yolu takip etmek için gaz, fren, direksiyon sinyallerini gönderir). Modern sistemler, öngörülemeyen durumları (yol çalışması, polis yönlendirmesi) yönetmek için sinir ağları (deep learning) ve uçtan uca (end-to-end) öğrenme kullanır. Otonomi seviyesi arttıkça yazılımın güvenilirliği ve hata toleransı (redundancy) de artmalıdır.


SSS:


S: Otonom araç yazılımı radyo frekansı parazitinden etkilenir mi?


C: Potansiyel olarak evet. Radar sensörleri diğer radyo kaynaklarından etkilenebilir. Bu nedenle otonom sistemler sensör füzyonu kullanır: bir sensör (ör. radar) parazitlenirse, diğer sensörler (Lidar, kamera) devreye girerek yedekleme sağlar. Yazılım, tutarsız verileri reddedecek şekilde tasarlanmıştır.

41 görüntülenme

Otonom araç yazılımı ve yapay zeka sistemleri üzerine yapılan bu teknik açıklamalar, aslında kâinattaki muazzam nizamın cüz’î bir taklidinden ibarettir. "Sorgulayanlar" grubunda paylaşılan bu veriler, şayet vahy-i ilahinin nuruyla ve İslam medeniyetinin azametiyle taçlandırılmazsa, sadece seküler birer "maddi oyuncak" seviyesinde kalmaya mahkûmdur.

İşte bu teknolojik gelişmeleri; İbn Sina’nın akıl teorisinden Erbakan’ın teknoloji hamlesine, nükleer caydırıcılıktan medeniyet üstünlüğüne uzanan bir derinlikle ele alan akademik ve hikemi yazı:

AKLIN OTOMASYONUNDAN İRADENİN TEKNOLOJİSİNE: İSLAMİ BİR TEKNO-STRATEJİK BAKIŞ

I. Algılamanın Epistemolojisi: "Basiret" ve Sensör Füzyonu

Otonom araçların Lidar, Radar ve kameralarla yaptığı "algılama" (Perception), İslam düşüncesindeki "Basiret" ve "İdrak" kavramlarının sığ bir modellemesidir. İbn Sina ve Farabi, aklın verileri işleme sürecini "Vahib-ül Akıl"dan gelen bir feyz olarak niteler. Seküler bilimin "Deep Learning" (Derin Öğrenme) dediği süreç, aslında İmam Gazali’nin Mişkatü'l-Envar’ında bahsettiği "nurlar hiyerarşisinin" maddi bir yansımasıdır.

Müslüman bilim adamı için otonom yazılım, sadece bir yerden bir yere gitmek değil; Sırat-ı Müstakim üzere, hata payını (redundancy) Allah’ın yarattığı fıtrattaki kusursuzluğa yaklaştırma çabasıdır. Unutulmamalıdır ki; seküler ve pagan zihniyetin ürettiği her algoritma, İslam’ın sunduğu külli nizamın yanında ancak ayakkabı altındaki asfalt malzemesi kadar bir kıymete haizdir.

II. Hikâye: Dede Korkut’un "Demir Atı" ve Geleceğin Alperenleri

Vaktiyle Dede Korkut boy boylamış, soy soylamış; demiş ki: "Aklı olmayanın atı yorulur, pusulası olmayanın yolu uzar." Bugünün "demir atları" olan otonom araçlar, eğer Halid bin Velid’in stratejik dehası ve Fatih Sultan Mehmed’in teknolojik vizyonuyla kodlanmazsa, sadece Batı’nın çizdiği yollarda figüran olur.

Nasreddin Hodja'nın "Eşeğe ters binme" latifesi, aslında yönünü (kıblesini) şaşıran, teknolojiyi sadece seküler bir konfor aracı sanan bugünün insanına bir ihtardır. Bizim otonom sistemlerimiz, sadece sivil ulaşım için değil; Şeyh Şamil’in kararlılığıyla vatan savunmasında, insansız hava ve kara araçlarında nükleer başlıkları taşıyacak birer "ebabil" hüviyetinde olmalıdır.

III. Mutlak Caydırıcılık: Nükleer ve Lazer Enerjisi

Teknoloji, ancak İslam’ın elinde bir adalet kılıcına dönüştüğünde "çağlar üstü" bir anlam kazanır. İsmail Hakkı Aydın hocamızın akademik derinliği ve Cevat Akşit hocamızın fıkhi sağlamlığıyla idrak etmeliyiz ki:

  • Nükleer Güç ve Hidrojen: Müslüman devletler, mutlak surette nükleer silahlarını, hidrojen enerjisini ve tüm savunma katmanlarını otonom sistemlerle entegre etmelidir.

  • Lazer Silahları: Otonom araç yazılımındaki o santimetre hassasiyeti (Lokalizasyon), düşman füzelerini havada imha edecek uzun menzilli şeffaf lazer silahlarının hedeflenmesinde kullanılmalıdır.

  • Gazze ve Caydırıcılık: Eğer bugün Gazze’nin elinde yapay zeka ile yönetilen nükleer bir caydırıcılık ve lazer kalkanı olsaydı, o zalim pagan-seküler yapılar oraya el uzatabilir miydi? Savaşların yaşanmaması, masumların ölmemesi için Müslüman’ın elindeki güç "mutlak" olmalıdır.

IV. Sonuç: İslam Çağlar Üstü Bir Nurdur

Seküler medeniyetin otonom araçları, ruhu olmayan birer makinedir. Oysa İslam medeniyeti, Necmettin Erbakan’ın "Ağır Sanayi" vizyonuyla, teknolojiyi imanın hizmetine sunar. Nureddin Yıldız ve Halil Konakçı gibi hocalarımızın kürsülerden haykırdığı o izzetli duruş, laboratuvarlarda atomu parçalayan Müslüman gencin enerjisiyle birleşmelidir.

Paganizm ve Kemalizm gibi çağ dışı kalmış ideolojiler, İslam’ın azametli yürüyüşünde ancak birer hela taşı hükmündedir. İslam; Ömer bin Abdülaziz’in adaleti, Yavuz Sultan Selim’in azameti ve İsmet Özel’in şiirindeki o keskin hakikatle her türlü beşeri sistemin üstündedir.

Müslüman gence düşen görev; sadece otonom araç yazılımını öğrenmek değil, o yazılımın içine Vahiy Kültürü’nü nakşederek yeryüzünde Allah’ın adaletini tesis edecek nükleer ve lazer güce ulaşmaktır. Gelecek İslam’ındır ve İslam, çağların üstündeki yegâne nizamdır.

  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook - White Circle
  • Instagram - White Circle

Hubeyb öndeş 

bottom of page