top of page

Sorgulayanlar

Herkese Açık·323 Sorgulayan

DİNDE TEMSİLİYET VE EVLİLİK

EMANETİ TAŞIYAMAMAK: TEMSİLİYET VE İRTİDATIN SOSYO-PSİKOLOJİK ANALİZİ

Bir Müslüman erkeğin Ehli Kitap (Hristiyan veya Yahudi) bir kadınla evlenmesi Maide Suresi 5. ayetle sabittir. Ancak eşin İslam’ı seçip sonra geri dönmesi (irtidat süreci), sadece hukuki bir mesele değil, derin bir "temsiliyet" krizidir.

1. Kelam ve İmam Maturidi Açısından: Akıl ve Kalp Uyumu

İmam Maturidi’ye göre iman, bir "taklit" değil, aklın ve kalbin ikna olduğu bir "tasdik"tir. Eğer bir eş, İslam’a girip sonra "bana göre değilmiş" diyerek dönüyorsa, ona sunulan İslam; akıl süzgecinden geçmemiş, ruhun derinliklerine inmemiş, sadece şekilsel (namaz kılıp bırakmak gibi) bir eylem olarak kalmış demektir.

  • Hata Nerede? Müslüman eş, İslam’ın "hikmet" tarafını, Maturidî’nin "akli delil" zenginliğini eşine sunamamıştır. İslam, bir yasaklar manzumesi değil, bir varlık felsefesidir. Ruh tatmin edilmezse, eski alışkanlıkların (kilise, ritüel vb.) nostaljik huzuruna dönmek kaçınılmaz olur.

2. Psikoloji ve Fıtrat: Aidiyet ve Huzur Arayışı

Psikolojik açıdan din, birey için bir "güvenli liman"dır. Eşin kiliseye dönmesi, İslam evinde aradığı manevi sükuneti ve sevgi dilini bulamadığını gösterir.

  • Temsiliyet Acziyeti: İslam’ın güzelliği eşin dilinden dökülmeli, ahlakından okunmalıydı. Müslüman koca, eşinin ruhunu İslam’ın estetiği ve merhametiyle (Rahman ve Rahim tecellisiyle) doyuramadığı için, kadın "eski evindeki" duygusal sıcaklığı aramaya başlamıştır.

3. Sosyoloji ve Dinler Tarihi: Kurumsal Din vs. Yaşayan Din

Mike Muluk’un alıntıladığı Aziz Pavlus’un mektubu, Hristiyanlığın "kutsayıcı eş" teorisini anlatır. Ancak İslam sosyolojisinde aile, sadece bir arada yaşama değil, bir "darül-islam" (huzur ve barış evi) olma davasıdır.

  • Sosyolojik Hata: İslam toplumunda erkek, ailenin manevi muhafızıdır. Eğer koca, eşinin hidayet yolculuğunda ona rehberlik edecek kültürel ve ilmi donanıma (Vahiy kültürü, Siyer bilgisi) sahip değilse, sosyolojik çözülme başlar. Kadın, İslam’ı sadece kocasının sınırlı karakterinde gördüğü için dini de o kadar zannetmiştir.

4. Edebiyat ve Felsefe: "Aşkın Yolu Bir’dir"

Edebiyatımızda "Leyi ile Mecnun"dan "Hüsn ü Aşk"a kadar her yol Allah’a çıkar. Eğer o kadın, Allâme Tabâtabâî gibi sosyologları, Gazzâli gibi kalbi keşifleri veya Mevlana gibi aşk felsefesini okumuş olsaydı; sizin de dediğiniz gibi, kocasını dindarlıkta geçer, kocasının "yüzeyselliğinden" şikayet eder hale gelirdi.

SONUÇ VE TBC (TAWİL BARIŞ CUMHURİYETİ) VİZYONUYLA CEVAP

Kadir Bey, bu olayda Mike Muluk'un iddiasının aksine mesele "İslam'ın katılığı" değil, "Müslümanın sığlığıdır."

Reçete Şudur:

  1. Hukuk: İslam hukuku (fıkıh), aile birliğini korumayı esas alır. Ancak iman, zorlama (ikrah) kabul etmez.

  2. Eğitim: Eşine "namaz kıl" demek yerine, "Neden yaratıldık?" sorusuna İslam’ın verdiği muazzam cevabı (hikmeti) yaşayarak göstermek gerekirdi.

  3. Hata Payı: Evet, kocanın temsiliyet noktasındaki acziyeti, bir ruhun kayıp gitmesine sebep olmuştur. Müslüman, temsil ettiği dinin "çalışma kılavuzunu" (Kuran) önce kendi hayatında doğru uygulamalıdır ki başkalarına ışık olsun.

13 görüntülenme
  • Twitter
  • YouTube
  • Facebook - White Circle
  • Instagram - White Circle

Hubeyb öndeş 

bottom of page