ALLÂME TABÂTABÂÎ- ''İSLAM SOSYOLOJİSİ'' KİTAP TANITIMI
- Recep Ersin Akın
- 22 saat önce
- 2 dakikada okunur

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlarım.
Bu yazımda Allâme Tabâtabâî'nin “İslam Sosyolojisi” adlı eserini tanıtacağım. Allâme Tabâtabâî, 15 Kasım 1981 yılında vefat etmiş, ilmiyle herkesi kendine hayran bırakmış büyük bir âlimdir. Yaşadığı asrın önde gelen müfessir ve filozoflarından birisiydi. Kendisinin “el-Mîzân fî Tefsîri'l-Kur'ân” adında meşhur bir Kur'ân tefsiri vardır. Allâme, bu tefsirin dışında da birçok eser kaleme almıştır. O eserlerden biri de tanıtımını yapacağımız “İslam Sosyolojisi” adlı eserdir. Bu eser Hasan Kanaatlı tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir ve Kevser Yayınları tarafından basılmıştır.
İslam ve Toplum
Malum olduğu üzere İslam dini toplumsal bir dindir. Kur'ân'da yer alan yüzlerce ahkâm âyeti, Hz. Peygamber'den (s.a.v.) nakledilen yüzlerce sahih hadis ve Ehl-i Beyt imamlarının hayatı bunu açıkça göstermektedir.
Peki İslam dini topluma ne getirdi? Neleri değiştirdi? Toplumsal bir dinse topluma nasıl yön verdi? Bilindiği üzere her toplum kurallara ve kanunlara muhtaçtır. Kurallar ve kanunlar, bir toplumun huzur içerisinde yaşaması için vardır. Peki her kanun ve kural bu işlevi yerine getirmekte başarılı mıdır? İslam'ın getirdiği kurallar ile diğer dinlerin ve toplumların kuralları arasında nasıl farklar vardır? Allâme, bu sorulara eserinde insanı tefekkür ettirecek şekilde cevap vermektedir.
Kitapta Ele Alınan Konular
Eserde şu konular ele alınmaktadır:
İslam'da eğitim ve öğretim
Özel mülkiyet meselesi
Miras konusu
Kadınların İslam öncesi ve İslam sonrası durumları
Evlenme ile ilgili meseleler
Hâkimlik meselesi
İçtihad ve taklit konusu
Kitap toplam 190 sayfadır. Allâme'ye ait bölüm 149. sayfaya kadar devam etmektedir. Hasan Kanaatlı Hoca ise kitabın sonuna mut'a nikâhı ile ilgili ek bir bölüm eklemiştir.
Kitaptan Bir Alıntı
Allâme, İslam dinini sayfa 45'te şöyle tanıtır:
“Bazılarının ‘İslam dini kılıç dinidir.’ demesi, aslında İslam'ın ilk günlerinde baş gösteren harplerin dış görünümüne bakarak körü körüne bu fikirlere kapılmalarından meydana gelmiştir. Oysa İslam dini, ilim ve iman temeli üzerinde kurulan bir dindir. Milletin kalbine ve fikirlerine yerleşmek için kılıca ve kaba kuvvete başvurabilecek din ve rejimler ile karşılaştırılmayacak kadar yüce bir dindir.”
Allâme'nin ifadelerine hayran kalmamak mümkün mü? Ben gerçekten Allâme'nin her eserini okuduğumda onun ilmine ve fikrî kuvvetine hayran kalıyorum. “İslam Sosyolojisi” adlı bu eser de onlardan biridir.
Oruç ve Takvâ
Bu yazıyı yazdığım tarih 10 Mart 2026'dır ve Ramazan ayı içerisindeyiz. Bakara 183, 184 ve 185. âyetlerin emrine uyarak oruç tutuyoruz.
Allâme, oruç hakkında şöyle der:
“Yılda bir ay yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmaktan sakınması (oruçluyken eşler arasında), o insanın takvalı olma ve günahtan kaçınma ruhunun kendinde ortaya çıkmasına vesile olur.”
Gerçekten Allâme'nin bu ifadeleri Bakara 183. âyetinin tefsiri gibidir. Allah Teâlâ bu âyette orucun bize farz kılındığını bildirir ve âyet şöyle biter:
“Umulur ki takvalı olursunuz.”
Takvalı olmak sorumluluk bilinci taşımak, insanın kendisine “dur” demesini bilmesi demektir. Allâme'nin buyurduğu gibi oruç, takvalı olma ruhunun ortaya çıkmasına vesile olur.
Ben bu kıymetli eseri sizlere tavsiye ederim. Eserin boyutu küçük, dili ise oldukça sadedir. Bu nedenle herkes kolaylıkla istifade edebilir.
Rabbim Allâme Tabâtabâî'ye rahmet etsin.



Yorumlar