KURANDA DENİZLERİN KARIŞMAMA ANLATISI BİLİMSEL ÇELİŞKİ MİDİR?

En son güncellendiği tarih: Tem 2

Bazı kişiler gerçeği örtmek için ayetler üzerinde yapılmış yorumlar üzerinden kuranı eleştirmeye kalkıyorlar oysa birilerinin kuran üzerinden ''Kaptan kusto bunu söylemiş yok bu konuda çekilen görüntüler varmış lakin bunlar hepsi yanlış bilgidir diyerek yorumları eleştirenler kuranı eleştirdiğini sanmaktadırlar.


Peki bu anlatılar mecaz olabilir mi? bir şeyi mecaz olarak yorumlamak kuranın onu mecaz olarak kullandığını göstermez mecaz olduğuna dahil akli olarak nakli olarak deliler sunulur hitap eden dilin edebiyatında böyle bir mecaz kullanımı var mıdır bunlara bakılır. yaptığımız incelemelerde böyle bir şeye rastlamadık eski tefsirlerde bunun mecaz olarak kullanıldığını söyleyene rastlamadık


Gelelim Ayetleri incelemeye herkes ayetleri sure ve bağlam bütünlüğü içinde okusun anlatacaklarımız bağlama ile hiç bir çelişki oluşturmamaktadır aykırı düşmemektedir.


“İki denizi birbirlerine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.” (Rahman Suresi 19-20)

ki denizi birbirine salıveren de O’dur. İşte şu susuzluğu gideren tatlı bir su, diğeri de tuzlu ve acı bir sudur. Aralarına ise, Allah, birbirlerinin sınırlarını aşmaktan alıkoyan bir engel koymuştur.” (Furkan:53)


İlgili ayetler Bkz. 16/14, 27/61, 35/12, 55/19-20


https://www.kuranmeali.com/Sayfalar.php?sayfa=531 Ayetleri sure bütünlüğü ile okuyunuz..


Rahman süresinde genel olup denizin karışmaması ile ilgilidir Furkan suresi ise tuzlu su ve tatlı suyun karışmamasını söylemektedir biz ayetleri her iki şekilde inceleyeceğiz


Ayetlerde geçen الْبَحْرَيْنِ Bahr kelimesi okyanuslar, denizler, göller ve büyük nehirler gibi büyük su kütlelerinin tamamına denir.


https://www.kuranmeali.com/KokHepsi.php?kok=%D8%A8%20%D8%AD%20%D8%B1 Kuranda kullanımı için bakınız..


http://arabiclexicon.hawramani.com/search/%D8%A8%D9%8E%D8%AD%D9%92%D8%B1%D9%90


http://m.kuranmeali.eu/Mufredat/index.php?p=122 Sözlükten bakınız...


Ayete geçen bir diğer kelime بَرْزَخ Berzah iki şey arasında her türlü engel, sınır için kullanılan genel bir kelimedir.

https://www.kuranmeali.com/Kok.php?kok=%D8%A8%D9%8E%D8%B1%D9%92%D8%B2%D9%8E%D8%AE Kuranda kullanımı için bakınız


http://m.kuranmeali.eu/Mufredat/index.php?p=134

http://arabiclexicon.hawramani.com/search/%D8%A8%D9%8E%D8%B1%D9%92%D8%B2%D9%8E%D8%AE Sözlükte kullanımına bakınız..


Ayete geçen diğer kelime ise يَبْغِيَانِۚ Yebġiyân Bir şeyin haddini aşacak şekilde olması haddi aşacak şekilde karışmaması tecavüz etmesi sınırları tamamen zorlamak aşırıya kaçmak


https://www.kuranmeali.com/KokHepsi.php?kok=%D8%A8%20%D8%BA%20%D9%8A Kuranda kullanımı için bakınız


http://arabiclexicon.hawramani.com/search/%D8%A8%D8%BA%D9%8A Sözlükte kullanımına bakınız..

















Ayeti dil bilgisi ile bakarsak ayete Asla أَبَدًا ebeden ve قَطُّ katt edatı ile gelmemektedir buda ayetin istisnasız karışmadığı anlayışının olmadığını göstermektedir (İstisnalar kaide bozmaz)


Şimdi bir kelam ile çok şeyi aktaran ilahi kelamın vermek istenen mesajına bakalım


Kuran açık anlaşılır sözleri kuranın mesajına yöneliktir bütünü ile okuyan verilmek istenen mesajı anlar.


Mesajın bağlam ile Özeti: Denizde olan tuzlu su ile içtiğiniz suyu karışmaması için ayıran rabbinizdir. ''O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 22


Ayet bütünü ile okuyunca bunu kavramanız daha kolaydır.


Dünya ve ahiret de bizleri ilgilendirecek olan çok açık ve nettir.


Tabi ki ayet mesajını iletirken bir takım olgular üzerinden iletmesi bazı bilgilere işaret etmektedir.


Bu bilgileri şimdi inceleyelim....


Bahr kelimesi Su kütleleri olan bütün her şey için geçerli olduğundan yola çıkarak bunun göller nehirler yer altı suları olup berzah ise fiziksel engel kara kaya taş parçası olduğunu rahatlıkla söyleye biliriz ki bunu bazı tefsirlerde aktarılmıştı

"Ama aralarında bir engel vardır." engel ikisi arasındaki kara parçasıdır ki, bu da Hicazdır. Bu açıklamayı da el-Hasen ve Katade yapmıştır.


Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "Aralarında bir engel vardır..." kelâmını açıklarken: "Yan yana olan iki kuyunun birinde tatlı su birinde de tuzlu su bulunmaktadır" dedi



Yer altı veya yer üstü içme tatlı suları ile tuzlu yer altı veya yer üstü suları arasında engel vardır..


Ayete Geçen berzah fiziksel engel ile sınırlayamayız bunu için elimizde hiç bir gerekçe yoktur nitekim eğer taş kaya kara ile sınırlı olsaydı bunu doğrudan söylemiş olurdu....


Bahr kelimesi tüm su kütleleri olan her şey için kullanılmasından yola çıkarak Gökte olan bulutlar su kütleleridir. Gökte ki bahr ''deniz'' (bulutlar) yerde ki bahr (okyanuslar denizler) diyebiliriz


Müfessirler aynı zamanda bunu da kapsadığını söylemişler.


İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir" âyetini açıklarken: "Burada her yıl birbirine kavuşan gökyüzü ve yeryüzü denizleri kastedilmektedir" dedi. İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir" âyetini açıklarken: "Burada gökyüzü ve yeryüzü denizleri kastedilmektedir" dedi. Taberi bu görüşü tercih etmiş ve şunları söylemiştir.


Cenâb-ı Hakk'ın "iki doğu" ... "iki batı" ve ifadeleriyle ilgili olarak açıklanan şeydir. Çünkü bu derleyici iki türe işarettir. Böylece bu ifadenin içerisine, göğün denizi de, yerin denizi de, tatlı olan deniz de, tuzlu olan deniz de girmiş olur. Allahü teâlâ, yerde, yerin sarıp kuşattığı denizler yaratmıştır. Yerdeki adaların (karaların) bir kısmını da sular (denizler) kuşatmıştır. Aynen bunun gibi, Allahü teâlâ yeri kuşatan ve yerin, üzerinde olduğu bir deniz yaratmış; o denizi de hava (atmosfer) çepeçevre kuşatmış Razi..



Ayete geçen berzah fiziksel engel anlamı sınırlı bir anlam olmamasından yola çıkarak bu engelin buharlaşma olduğunu hem tuzlu su ile tatlı suyun hem de gökyüzü denizi ''bulutlar'' ile yerde ki olan denizlerin bir birine karışmadığını söyleye biliriz..


Müfessirler de sadece fiziksel engel dememişler....


Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: kelâmını açıklarken: "Aynı seviyede olan iki denizi birbirine kavuşması için salıvermiştir, anlamındadır" dedi. (.....) âyeti hakkında ise: "Bu iki deniz sularının birbirlerine karışmamaları için Allah tarafından aralarında bir engel vardır, mânâsındadır" dedi. Başka bir lafızda ise: "Birinin suyu diğerine karışmamaktadır. Yani tuzlu su tatlı suya tatlı suda tuzlu suya karışmamaktadır" şeklindedir.


Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime: "İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir" âyetini açıklarken: "Onları güzelleştirmiştir" dedi. "Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar" âyeti hakkında ise: "Berzah ifadesi ile birbirlerine karışmamaları için Allah'ın aralarına koyduğu engel kastedilmektedir" dedi.


Razi çok güzel bir şekilde şöyle demektedir Cenâb-ı Hak daha sonra, biraz önce de beyan ettiğimiz gibi, o iki denizin, tabiatları üzere akışlarına (karışmalarına) manî olduğuna işaret etmek için, "(Böyle iken) aralarında, yekdiğerine tecâvüz etmeye manî bir perde vardır" buyurmuştur. "Berzah", engel-perde demek olup, bu enget de, bazısında, Allah'ın kudretidir; diğerlerinde ise Allah'ın kudreti ile olandır. Çünkü bu iki deniz arasında, bazan gözle görülür, elle tutulur, yere ait bir mania bulunur, bazan ise böyle olmaz.


Ayet de istisnasız denizler karişmaz gibi bir şey çıkmamaktadır bununla birlikte يَبْغِيَانِۚ kelimesinin haddi aşacak şekilde olduğunu yukarıda anlatmıştır.


"Biri diğerine karışmaz" âyeti hakkında Katade dedi ki: Bunlar insanlara karşı sınırlarını aşarak onları suda boğmazlar. Bu denizler ile insanlar arasında bir kuraklık bölge meydana getirdi. Yine Katade'den ve Mücahid'den rivâyet edildiğine göre: Bu denizlerin biri diğeri aleyhine ileri giderek ona baskın gelmez, ondan üstün olmaz,


Bu kelime, "bağy" kökünden olup, "Onlardan biri diğerine bağyetmez (zulmetmez)" manasındadır. Ama tabiatcıların görüşü böyle değildir. Çünkü tabiatcılar, iki suyun ikisinin de tek bir parça olduğunu söylüyorlar. İşte bu sebeple Cenâb-ı Hak, o ikisinin zulmetmediğini-sınırı aşmadığını söylemiştir. Razı


Tefsirleri inceleye bilirsiniz diğer yorumlar ve delileri okuya bilirsiniz....


http://islamilimleri.com/Tefsir/Tefsir/055/Tefsir/Turkce/08/000.htm